Ziraat Mühendisi biyolog Meltem Acar toprağın üretkenliği ve bilimin disiplini doğrultusunda edindiği kariyer ve deneyimleriyle sektöre yön vermeye ışık tutacak.
Meltem Acar, mesleki yolculuğunda toprağın üretkenliği ve bilimin disiplini arasında kurduğu köprü ile başlıyor. Ziraat Mühendisliği eğitimiyle tarımın ve üretimin temel dinamiklerini öğrenedursun Biyoloji eğitimi ve yüksek lisans çalışmalarıyla yaşamın bilimsel temellerine daha derinlemesine yöneliyor. Bu süreç ona doğayı ve üretim sistemlerinin bir bütünü olarak, birbirine bağlı bir düzen içinde görmeyi öğretiyor.
Meslek hayatının ilk beş yılında biyoloji öğretmenliği yapan Acar, bilgiyi sadece öğrenmekten geçmediğini, onun anlaşılır ve doğru biçimde aktarabilmenin de ne kadar önemli olduğunu ifade ediyor.
İlerleyen zaman süreçlerinde Tarımsal Yayım ve Danışmanlık (UTEM) eğitimi alarak tekrar sahalara dönüyor. Tarım üretiminin içinde yer alarak, üreticiler ve bilgi arasındaki köprüyü kurmak belli başlı hedeflerinden biri oluyor. Bu oluşum kendisi için yeni mesleki ufkun açılmasına fırsatlar tanıyor.
Meltem Acar alanındaki uzmanlığını geliştirmek amacıyla TSE Organik Tarım Denetçiliği, gıda güvenliği ve HACCP alanlarında eğitimler alıyor. Bu eğitimlerin ardından denetçi olarak göreve başlıyor. Tarımsal üretim ile gıda güvenliği süreçlerinin denetimi üzerine yoğun saha deneyimlerine sahip oluyor.
Acar bu sürece ilişkin görüşlerini şöyle paylaşıyor;
“Mesleki yolculuğumun önemli aşamalarından biri, uygunluk değerlendirme sistemlerinin temel standartlarından biri olan TS EN ISO/IEC 17065 üzerine aldığım eğitim oldu. Bu standart kapsamında kalite yönetim sistemleri üzerine çalışarak kalite el kitabı hazırladım ve uygunluk değerlendirme süreçlerinin kurumsal yapısını oluşturma alanında deneyim kazandım.
Bu birikimin doğal bir sonucu olarak BİOMEL Kontrol ve Sertifikasyon kuruluşunu kurdum. Kuruluş, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirildi ve daha sonra Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edildi. Böylece ulusal ve uluslararası uygunluk değerlendirme sistemleri içinde faaliyet gösteren kurumsal bir yapı ortaya çıktı.
Meslek hayatım boyunca uygunluk değerlendirme kuruluşu (UDK) yöneticisi ve denetçisi olarak yaklaşık 15 bin denetim gerçekleştirdim. Bu süreç, bana sadece teknik birikim değil; aynı zamanda üretim sistemlerini, kurumları ve insan davranışlarını yakından gözlemleme imkanı sundu.
Bugün geriye baktığımda, meslek hayatımın ortak noktasının hep aynı olduğunu görüyorum: Bilimsel bilgi ile uygulamayı buluşturan, güven ve kalite üzerine kurulu sistemler.”











